Türk & Türkçe Porno

Fakir BAYKURT – Kaplumbağalar

ImageShack

   Fakir Baykurt daha çok “Yılanların Öcü” isimli eseri ile tanınan bir yazar. Eh ilk olarak Fikret Hakan, daha sonra da Kadir İnanır’ın başrolünde çekilmiş filmleri ile pek çok kişinin tanıdığı bir eser olma ünvanına sahip olduğu için referans olarak kullanmayı tercih ettim “Yılanların Öcü”nü.

Yine aynı mekanı kullanmıi yazar, KÖY’ü. Yağmurun elini ayağını çektiği bir Anadolu köyü Tozak. Değil yağmur, tek kuyuyu saymazsak köyde su bile yok; artık o tek kuyudan da ne kadar su gelirse. Sabunsuzluktan çamaşırların kil ile yıkandığı, üzüm, karpuz yemenin insanlara belki bir ya da iki kere kısmet olduğu, kıyafetleri geçtik insanların bile ancak ayda bir yıkanabildiği, tam anlamıyla kimsenin hatırlamadığı bir Alevi köyü Tozak.

Kitabın kahramanı Kır Abbas ve eğitmen Rıza’nın köyde “altı pur taşı doludur” diye yıllardır ellenmeyen kırlığı bir üzüm bağına çevirme hayalleri ile başlar hikaye. Sonrasında.. sonrasında ise her sayfada sizi kendine daha çok çekecek bir hikaye devam eder. Tüm hikaye boyunca sizi Anadolu köyünde gezdiriyor Fakir Baykurt. Köy olmanın, köylü olmanın ne olduğunu şaşırarak görüyorsunuz. “Hadi canım, bu kadar da değil”ler çıkıyor ağzınızdan. Eh, zaten bu kadar açık olduğu için çok fazla eleştirilmiş yazar zamanında. Ne var ne yok fazla açıksözle anlattığı için taşlamışlar “Yılanların Öcü” filmini gösteren sinemaları. Bunun yanına bir de Köylü – Hökümat, cahil halk – eğitimli memur (!) çelişki ve ilişkilerini de koyunca yer yer yürek yakan sahneler çıkıyor okuyucunun karşısına. “Pek de değişmemişler, pek de değişmemeişiz” derken ne kastettiklerini görüyorsunuz kitabı okurken.

Olumsuzlşuklar üzerine yoğunlaşmış gibi hissettim bu kadar lafın sonunda, fakat kitabın içerisinde yazarın Kır Abbas üzerinden, Gezici Hamdi Bey üzerinden verdiği mesajları güneş gibi doğuyor içimize. “İşte budur! bu toğrağın insanı eli öpülesidir ki o çorak kırı bağa çevirmek için senelerce gecesi gündüzüyle çalışır, hemi de ayağına giyecek çarığı yokken. Bir de elline gelen ilk ürünü saçı eder, dağıtır para mara almadan. Çok büüyktür bu toprağın insanı çoook.” Okuyun mutlaka, hak vereceksiniz…

Kitabın dili, dini, milleti olmaz. Kitap kitaptır….

393 views

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir