Türk & Türkçe Porno

Bin Muhteşem Güneş – Khaled Housseini

   Orkun Uçar’ın Zifir’i ve son zamanlarda okuduğum Bab-ı Esrar olmasa hiç şüphesiz “okuduğum en güzel kitap” ünvanını vereceğim Bin Muhteşem Güneş’e. Okurken sırf kitap bitmesin diye ağırdan aldım. Oğlum Barış her böldüğünde hem içerledim beni kitaptan kopardı diye hem de sevindim okuma sürem uzayacak bahanesi ile. Hatta abartıp “Bir daha bu kadar zevkle okuyabilecek miyim bir kitabı?” diye düşünmekten de edemedim kendimi.

  Meryem ve Leyla’nın hikayesini anlatıyor Hosseini bu sefer hikayesini. Uçurtma Avcısı’nda Erkek kahramanlar üzerinden Afganistan’da yaşamak,  baba-oğul olmak kavramlarını irdeledikten sonra aynı hikayeyi “Kadın Olmak” penceresinden anlatmış… Anlatmış ama Feminizm çalışmış olanlar bilir ki bu her babayiğidin harcı değildir. Erkek bir yazar olarak kadın bakış açısını yansıtabilmek…. Khaled Hosseini çok büyük bir yere sahip oldu gözümde.

   Gayrimeşru doğan Meryem’in yaşadığı çevredeki sosyal ve kültürel yerini algılama hikayesi ile başlar hikaye. Doğru olan, kendine doğru gelenlerle var olan gerçeklerin çarpıştıkça yüzünde patlayan tokatları okuruz. Babasına sığınmaya çalışması, annesinin hazin sonu ve Afganistan’da kadın olarak yapabildikleriniz, daha doğrusu yapamadıklarınızı görürürüz.

  Meryem’in hikayesi ile kesişir Leyla’nınki bir yerlerde. Birbirinden çok farklı iki birey tek olmaya çalışırlar (tek kişi bile olamamalarına rağmen çalışırlar). Taliban rejimindeki bir ülkede Burkalar içerisinde iki kadın. Gözleri bile kalın tül ile örtülü Burkalarının içerisinden kişiliksiz, kimliksiz olarak verirler Meryem olma, Leyla olma, var olma çabalarını… Afganistan gerçeklerini anlatır yazar, fazlasını değil….

   Yazabileceğim çok güzel ve çarpıcı noktalar var ama okumak isteyecekler için hiçbir şeyin heyecanını bozmak istemiyorum.

  Kitaplar iyidir, tabi eğer okursanız….

450 views

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir